25Ara

İnsan kaynakları dünyasında sessiz ama köklü bir devrim yaşanıyor. Google, IBM, Apple gibi dünya devleri artık işe alım ilanlarından “üniversite mezuniyeti şartı”nı kaldırıyor. Peki bu değişimin arkasında ne var? Türkiye’deki şirketler için bu yeni yaklaşım ne anlama geliyor?

Skills-Based Hiring (Yetkinlik Odaklı İşe Alım), adayları diploma veya mezun oldukları okula göre değil, sahip oldukları beceri ve yetkinliklere göre değerlendiren modern bir işe alım stratejisidir. Bu yaklaşım, özellikle Z kuşağının iş hayatına girmesiyle ve dijital becerilerin önem kazanmasıyla hız kazandı.

Skills-Based Hiring Nedir?

Geleneksel işe alım süreçlerinde ilk eleme kriteri genellikle eğitim durumudur. “En az lisans mezunu”, “tercihen mühendislik fakültesi” gibi şartlar, yetenekli birçok adayın otomatik olarak elenmesine neden olur. Skills-Based Hiring ise bu yaklaşımı tersine çevirir.

Bu modelde önemli olan:

Adayın işi yapabilecek becerilere sahip olması

Somut projeler ve deneyimler

Ölçülebilir yetkinlikler

Öğrenme kapasitesi ve adaptasyon yeteneği

Örneğin, bir yazılım geliştirici pozisyonu için bilgisayar mühendisliği diploması yerine GitHub’daki projelere, kod kalitesine ve problem çözme becerisine bakılması bu yaklaşımın özüdür.

Neden Diploma Artık Yeterli Değil?

1. Eğitim ve İş Dünyası Arasındaki Uçurum

Üniversitelerde öğretilen bilgiler ile iş dünyasının ihtiyaçları arasında ciddi bir uyumsuzluk var. Bir mezun diplomasını alırken, sektör çoktan yeni teknolojilere ve yöntemlere geçmiş olabilir. Özellikle teknoloji, dijital pazarlama, veri analizi gibi hızlı değişen alanlarda bu fark daha da belirgin.

2. Alternatif Öğrenme Yollarının Çoğalması

Coursera, Udemy, bootcamp programları, YouTube kanalları… Artık herkes kaliteli eğitime erişebiliyor. 4 yıllık bir üniversite programı yerine 6 aylık yoğun bir bootcamp, bir yazılımcı adayını işe hazır hale getirebiliyor. Diploması olmayan ama online sertifikalara ve gerçek projelere sahip bir aday, teorik bilgilerle dolu bir mezundan daha değerli olabilir.

3. Çeşitlilik ve Kapsayıcılık

Diploma odaklı işe alım, sosyoekonomik olarak dezavantajlı kesimlerden gelen yetenekleri dışlayabiliyor. Ailesi üniversite masraflarını karşılayamayan ama kendi kendine öğrenme yeteneği yüksek bir gencin önünü açmak, hem adil hem de şirketler için faydalı.

4. Hızlı Değişen Beceri İhtiyaçları

Dünya Ekonomik Forumu’nun raporuna göre, bugün var olan işlerin %65’i 10 yıl önce yoktu. Yarının işlerinde hangi diplomalara ihtiyaç olacağını bugünden bilmek imkansız. Bu yüzden statik bir diploma yerine dinamik beceri setleri öne çıkıyor.

Türkiye’de Skills-Based Hiring Mümkün mü?

Türkiye’de işe alım süreçleri hala büyük ölçüde diploma odaklı. Bunun birkaç nedeni var:

Kültürel Faktörler: Toplumumuzda “diploma sahibi olmak” hala prestij ve güvenilirlik göstergesi olarak görülüyor. Özellikle aile şirketlerinde ve geleneksel sektörlerde bu algı çok güçlü.

Yasal Düzenlemeler: Bazı mesleklerde diploma zorunluluğu yasal bir gereklilik. Ancak birçok pozisyonda bu zorunluluk olmasa da şirketler “güvenli” yolu tercih ediyor.

Ölçüm Zorluğu: Becerileri objektif olarak ölçmek, diploma kontrol etmekten daha zor. Şirketlerin bu konuda metodoloji geliştirmesi gerekiyor.

Ancak umut verici örnekler de var. Özellikle teknoloji startupları, dijital ajanslar ve yenilikçi şirketler artık beceri odaklı işe alım yapıyor. Yazılım, tasarım, dijital pazarlama gibi alanlarda portfolyo ve proje deneyimi diploma kadar önemli hale geldi.

Skills-Based Hiring Nasıl Uygulanır?

1. İş İlanlarını Yeniden Yazın

İlk adım, iş ilanlarındaki “zorunlu diploma” şartını kaldırmak ve yerine spesifik becerileri yazmaktır.

Eski yaklaşım:

“En az lisans mezunu, tercihen işletme veya iktisat bölümü”

Yeni yaklaşım:

“Excel’de pivot table ve VLOOKUP kullanabilme, Google Analytics ve Google Ads deneyimi, SQL ile veri sorgulama becerisi”

2. Beceri Testleri ve Ödevler Verin

Özgeçmişte yazılanlar yerine gerçek becerileri test edin. Bir pazarlama pozisyonu için gerçek bir kampanya briefingi verin ve strateji isteyin. Bir analist adayından veri seti verin ve analiz yapmasını isteyin.

Bu yaklaşım, işe alımda tecrübe paradoksu sorununu da çözmeye yardımcı olur. Çünkü tecrübesi olmayan ama becerisi olan adaylar kendilerini kanıtlama şansı bulur.

3. Portfolyo ve Proje Değerlendirmesi

Adaylardan daha önce yaptıkları işlerin örneklerini isteyin. GitHub repoları, tasarım portfolyoları, yazılar, kampanya örnekleri… Bunlar diplomadan çok daha fazla şey anlatır.

4. Yapılandırılmış Mülakat Teknikleri

Davranışsal ve durumsal mülakat soruları kullanın. “Bu durumda ne yapardınız?” yerine “Daha önce benzer bir durumla karşılaştınız mı, nasıl çözdünüz?” soruları gerçek becerileri ortaya çıkarır.

5. Referans Kontrolünü Unutmayın

Becerileri doğrulamak için referans kontrolü hala önemli. Ancak sadece “bu kişi şirketinizde çalıştı mı?” sorusu yerine, spesifik becerilere dair geri bildirim alın.

Skills-Based Hiring’in Avantajları

Şirket Perspektifinden

Daha Geniş Yetenek Havuzu: Diploma şartını kaldırdığınızda başvuru sayısı ve çeşitliliği artar. Farklı geçmişlerden gelen yaratıcı çözümler üretebilir.

Daha Hızlı Uyum: İşi yapabilecek becerilere sahip birini işe aldığınızda, işe başlama süresi kısalır. Teorik bilgi yerine pratik deneyim ön planda olduğu için adaptasyon daha kolay olur.

Maliyet Tasarrufu: Yüksek diplomalı adaylara ödenen prim yerine, gerçek beceri değerine göre ücret belirleyebilirsiniz.

İnovasyon ve Çeşitlilik: Farklı eğitim geçmişlerinden gelen insanlar farklı bakış açıları getirir. Homojen bir ekip yerine çeşitli deneyimlere sahip bir ekip daha yaratıcıdır.

Aday Perspektifinden

Fırsat Eşitliği: Maddi imkanları kısıtlı ama yetenekli adaylar için kapılar açılır.

Sürekli Öğrenme: Diploma aldıktan sonra öğrenmeyi bırakmak yerine, kariyer boyunca yeni beceriler kazanmak değer görür.

Esneklik: Kariyerini değiştirmek isteyenler için ikinci bir üniversite okumak yerine, hedef pozisyon için gereken becerileri kazanmak yeterli olabilir.

Dikkat Edilmesi Gerekenler ve Riskler

Skills-Based Hiring her derde deva değil. Bazı riskler ve dikkat edilmesi gereken noktalar var:

1. Temel Eğitimin Önemi

Bazı pozisyonlar için sistematik düşünme, araştırma metodolojisi, teorik alt yapı önemlidir. Özellikle mühendislik, tıp, hukuk gibi alanlarda diploma hala gerekli ve önemli.

2. Objektif Değerlendirme Zorluğu

Beceri değerlendirmesi subjektif olabilir. “İyi bir sunucu” veya “problem çözme yeteneği” gibi ifadeler ölçümü zorlaştırır. Şirketlerin net kriterler ve rubrikler geliştirmesi gerekir.

3. Yanlış Uygulamalar

Bazı şirketler “diploma şartı yok” diyerek aslında “daha düşük maaş vereceğim” mesajı verebilir. Bu, kavramın yanlış anlaşılmasıdır. Skills-Based Hiring, beceri varsa diploma olmasa da adil ücret demektir.

4. Sürekli Güncelleme İhtiyacı

Beceriler hızla eskiyor. Bugün değerli olan bir beceri 2 yıl sonra önemsiz olabilir. Bu yüzden şirketlerin sürekli eğitim ve gelişim programları sunması şart.

Gelecek: Hibrit Yaklaşım

Mutlak bir “diploma yok” yerine dengeli bir yaklaşım daha sağlıklı olabilir. Bazı pozisyonlar için minimum eğitim seviyesi mantıklıyken, birçok pozisyon için “diploma veya eşdeğer deneyim” formülü işe yarayabilir.

Örneğin: “Bilgisayar mühendisliği mezunu veya en az 3 yıl profesyonel yazılım geliştirme deneyimi” gibi bir kriter hem diplomalı hem de kendi kendini yetiştirmiş adaylara kapı açar.

Skills-Based Hiring, gelecekte işe alımın standart haline gelecek gibi görünüyor. Özellikle dijital dönüşümün hızlandığı bir dönemde, statik diplomalar yerine dinamik beceri setleri ön plana çıkıyor.

Türkiye’deki şirketler için bu geçiş kolay olmayacak. Kültürel dirençler, ölçüm zorlukları ve yasal düzenlemeler var. Ancak öncü şirketler bu dönüşümü başlatırsa, yetenek savaşında öne geçecekler.

Unutmayın: Diploma bir insanın ne öğrendiğini gösterir, beceri ise ne yapabildiğini. 21. yüzyılda yapabilenler kazanıyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This field is required.

This field is required.